İzmir Vip Matematik Özel Ders: Beynimizin Potansiyelini Kullanalım

GÜNCEL DUYURU! İZMİR'DE BİR İLK ! NLP ÖĞRENCİ KOÇLUĞU DESTEKLİ VIP MATEMATİK ÖZEL DERS

BİLGİ İÇİN HEMEN ARAYIN :0-534-526-79-19

Beynimizin Potansiyelini Kullanalım



BEYNİN POTANSİYELİ


Uzmanlar, normal insanların mevcut beyin kapasitelerinin çok azını, bazı uzmanlar ancak %1 kadarını kullanabildiğini söylemektedirler. Bu durumda beynimizi, kullanılmayan, yaklaşık % 99 kapasitesiyle beraber, uyuyan bir deve benzetmek yanlış olmasa gerek. Demek geride, kullanılmayı bekleyen muazzam
bir kapasite var.Peki, beyin potansiyelinin neden bu kadar azı kullanılmaktadır?Bunun temel sebeplerinin başında, beynin nasıl çalıştığının, yakın zamanlara kadar bilinememesi geliyor. Yani, zihinsel yeteneğimizle ilgili sorunlar, beynin kapasite eksikliğinden değil, onu nasıl kullanacağımızı bilmeyişimizden kaynaklanıyor.İşte hafıza eğitiminin amacı, bu âtıl potansiyeli harekete geçirmek ve geliştirmek için yardımcı olmaktır.Büyük âlim İbni Sina çocukluk yıllarında matematik dersinde başarısız olur ve medreseden kaçar. Gide gide bir kuyunun başına varır. Kuyudan kovayla su çekmek için eğildiğinde, kuyunun ağzını çevreleyen taşlar üzerindeki ip izlerini görür. İp, gide gele, o sert taşlar üzerinde izler bırakmıştır. Bu, küçük İbni Sina'yı derin düşüncelere götürür ve:“Bu yumuşacık ip, gide gele gide gele bu sert taş üzerinde bu izleri yaparsa, ben de azimle çalışırsam, matematiği başarırım.” der ve o kuyunun başından tekrar derslerinin başına döner. Böylece, bildiğimiz İbni Sina ortaya çıkar.Çalışmak, özellikle sistemli çalışmak zekâyı, hafızayı açtığı gibi, tembellik de
köreltir.Tarihte “inanılmaz” denilebilecek hafızalar var. Bunlardan birisi olan Dominic O'Brien hafıza sistemlerini öğrendiğinde, para kazanmak için bir yol arar ve maalesef bu bilgi ve beceriyi çok kötü bir yolda kullanır. Her akşam bir kumarhaneye giderek 21 diye bilinen Black Jack adlı oyunu oynamaya başlar.
Bu oyunda kâğıt takip etmek son derece önemli olduğundan, bütün kâğıtları hafızasına alan ve hangi kâğıdın kullanıldığını bilen Dominic O'Brien her akşam büyük paralar kazanmaya başlar. Ancak, onun bu yeteneğini keşfeden kumarhane sahipleri onun kumarhanelerine girmesini yasaklarlar. Dominic O'Brien için tek bir seçenek kalır: Hafıza eğitimi vermek ve müthiş hafıza gösterileri yapmak. O da bunu yapar ve bu sayede çok zengin olur.Melik Safi Duyar ise, hafıza konusunda, ülkemizden yetişen bir dünya şampiyonudur. Kendisi sadece bir dünya şampiyonu olmakla kalmamış, bu sistemin ülkemizde yayılmasına önderlik etmiştir.

BEYNİMİZ NASIL ÇALIŞIR?

20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren beyinle ilgili bilgiler hızla artmaya başladı.Özellikle son yıllardaki çalışmalar neticesinde, beynin çok karmaşık ve sanıldığından çok daha yetenekli olduğu anlaşıldı.
Önceleri, zekânın beynin büyüklük ya da küçüklüğüyle orantılı olduğu sanılıyordu. Fakat, bunun da doğru olmadığı, beynin kıvrımlarının gösterdiği artışın zekânın asıl kaynağı olduğu anlaşıldı. Her hücrenin diğer hücrelerle yapmış olduğu birleşmeler arttıkça bu kıvrımlar da fazlalaşıyordu.Çarpıcı bir benzetmeyle, insanı bir bilgisayara benzetirsek, beş duyumuz klavyeyi, bilinçaltımız ise hard diski temsil etmektedir.Davranışlarımız ise hard diskten ve klavyeden gelen bilgilerin görüntülendiği monitöre benzetilebilir.Sonuç olarak, davranışlarımız, iç programlarınızın hayata yansımalarıdır.Önce, 60'lara doğru Roger Sperry'nin, sonra da Robert Ornstein'in incelemeleri sonucu, beyinle ilgili ilginç şeyler ortaya çıktı.

Beyin, iki loba ayrılmıştı ve ikisinin de farklı fonksiyonları vardı:

SAĞ BEYİN: Vücudun sol yanını kontrol eder.

SOL BEYİN: Vücudun sağ yanını kontrol eder.

SOL LOB: Sözcükler, Mantık, Sayılar, Ardışıklık, Matematik, Analiz, Listeleme,Konuşma, Yazma

SAĞ LOB: Ritim, Müzik, Bütünü görme, Hayâl gücü, Hayâl kurma, Sentez,Renkler ve şekiller, Üç boyutlu düşünme, Görüntüler

Biraz daha açarsak,

Mantıksal sol beyin:

1. Kelimelerle, sayılarla düşünür. Yani, sol beynin anahtarı kelimeler ve sayılardır.
2. Yazma işini kelimelerle yapar.
3. Zor ve karmaşık işlerde verileri adım adım uygulayarak ve zorlukla ilerleyebilir.
4. Herşeyi bir anda algılayamaz.
5. Ayrıntılarla ilgilenir. Örneğin, gül bahçesindeki tek bir güle odaklanır.

Duygusal sağ beyin:

1. Görüntülerle düşünür. Anahtarı, görüntülerdir.
2. Dili en hoş ve çarpıcı şekilde, duygusal ayrıntı ve sembollerle kullanabilir.
3. Zor ve karmaşık bağlantıları kavrayıp çözebilir.
4. Birçok farklı şeyi bir anda algılayabilir.
5. Adım adım ilerler. Aynı anda çok şey düşünür.

Bütünü Görmek

Sağ beynin en önemli fonksiyonu bütünü görmektir. Bütünü görmenin safhalarını tek tek incelediğimizde ortaya şöyle bir tablo çıkar:

1. Bütünü görerek iyi bir izlenim edinin.
2. Bütünü zihne kolay giren parçalara bölün.
3. Her parçanın bir bütün oluşturmasına dikkat edin.
4. Tek tek parçaları birbirleriyle ilişkiler kurarak birleştirin.

Özel derslerde kullandığımız kavram haritaları yöntemi ile bütünü daha iyi göreceksiniz.

Sağ Beynin Önemi

Klâsik eğitim sisteminde daha çok sol lob ağırlıklı akademik bilgilere prim verilmekte, sağ lobun faaliyetleri ise maalesef ihmal edilmektedir.Beynin, farklı fonksiyonlara sahip iki lobu olduğu keşfedilen günümüzde, eğitim
sistemi hâlâ sadece beynin mantık, matematik, analiz, konuşma, yazma,listeleme gibi fonksiyonları olan sol lobunu kullanmaya devam etmektedir.Oysa, gelişen bilimin ışığında, mantık ağırlıklı sol lobla beraber, hayâl gücü,renk, şekil, ritim, bütünü görme gibi fonksiyonları olan sezgisel, üretken sağ lob da kullanılsa, insanların üretkenlik potansiyellerinin kat kat artacağı aşikârdır.Zaten, tarihte büyük sıçramalar yapan insanlar da, bilerek ya da bilmeyerek,beynin her iki lobunu da birlikte kullanan insanlardır.Mantığın âdeta tek başına gittiği yerle, sezgi, hayâl ve renklerle el ele gittiği yer bir olur mu?Sağ lobun da devreye sokulması, insana aynı zamanda duyusal keskinlik kazandırmakta, hedefini sürekli ve herşeyiyle canlı tutan o insana müthiş bir
motivasyon kazandırmaktadır.Bilgisayarların bile matematik ve mantık işlemlerini yapabildiği günümüzde,
bunlardan daha önemli bir özellik çıkıyor karşımıza: Üretken düşünce, üretken zekâ.Hayâl gücü, yeni fikirler oluşturma, orijinalite gibi değerler, insan zihninin üretkenliğini ortaya koyar. Bilgi dünyasına uçtuğumuz günümüzde asıl fark, işte bu noktadadır. Yâni, geleceğin başarılı insanları, üretken zekâya, hayâl gücüne,
esnekliğe ve güçlü vizyona sahip insanlar olacaktır.Eğitim sistemi ise, bu hedefe ulaştırmak bir yana, insanları yalnızca sol lobun fonksiyonları içine âdeta hapsetmektedir.İlkokul birinci sınıf öğrencilerinin resimleri incelendiğinde, her birinde orijinalite ve üretkenliğin izleri açıkça görülmektedir. Aynı öğrenciler dördüncü sınıfa geldiklerinde ise, tek düzeliğin ve kendini birilerine beğendirme arzularının yoğunlaştığı, elma şekerine benzer, tek tip ağaçlar, tek tip evler, aynı tür insan resimlerinin ortaya çıktığı görülmektedir.Okul öncesi çocuklar daha çok renkler ve görüntülerle düşünmek gibi, dış etkilere daha açık ve çok farklı fantezilere sahiptir. Fakat, okulda bu özellikler bastırılınca, sol beyin, sağ beynin de bazı fonksiyonlarını yüklenmek zorunda kalıyor ve aşırı derecede zorlanıyor. Bu arada, zayıf kalan sağ beyin hırçınlaşınca, çocuklarda birtakım ruhsal dengesizlikler de görülebiliyor.Aynı zamanda, bu tek yönlü, yâni yanlış ve aşırı bilgi yüklenmesi sonucunda beyinler köreliyor, çocuklarda üretkenlik, merak ve öğrenme istekleri yok oluyor.
Bu çocuklar büyüdüklerinde, özellikle sağ beynin gerekli olduğu durumlarda dâima başarısız oluyorlar.

Dengeli Kullanımının Sonuçları

Prof. Orstein, iki beyin işbirliği içinde çalıştığı zaman, genel yetenek ve etkide çok büyük artış olduğunu ortaya koydu. Çünkü, beynimiz, standard matematikten farklı bir şekilde çalışıyor; sağ ve sol beyin birlikte çalıştığı zaman,iki kat değil, beş-on kat daha etkili sonuçlar ortaya çıkıyordu.Buraya kadar söylediklerimizin ışığında, artık şunları rahatlıkla söyleyebiliriz:Belirli konularda gerçek anlamda uzmanlaşmak, ancak bu iki beynin işbirliği ile mümkün olabilir.Tarihteki bütün dehâlar, büyük buluş yapanlar, üstün kişiler, hep beyninin iki yarısını da mükemmel bir işbirliği içinde kullanan kimselerdir.Örneğin Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u almak için gerekli bütün planları,hazırlıkları yaptı, uygulamaya geçti. Bunlar için daha çok, beyninin mantık
ağırlıklı sol lobunu kullandı. Fakat, Bizanslılar'ın Halic'e zincir gerip Osmanlı gemilerinin önünü kesmeleri üzerine hemen sezgi ağırlıklı sağ lob evreye girdi ve tarihte ilk defa, gemiler karada yürütülerek, bir gecede Kasımpaşa'dan Halic'e indirildi. Sonuç malum.Evet, dünyamızdaki karmaşa ve problemleri çözmek için, beynimizin iki yarısını birlikte kullanmamız gerekiyor.

Özel ders uygulamalarımıza paralel temel hafıza tekniklerini öğrenip kullandığınızda,

a) Sadece hafızanız güçlenmekle kalmayacak, üretkenliğiniz de müthiş bir
şekilde artacaktır.
b) Bilgiyi öğrenme hızınız artacak, zihinsel fonksiyonlarınız güçlenecektir.
c) Sağ ve sol beyinleriniz arasından müthiş ve dinamik bir potansiyel ortaya
çıkacaktır.
d) Elbette ki, bütün bunlar, iş ve sosyal yaşantınızdaki problemlerin
çözümüne büyük katkılar sağlayacaktır.

Kaynak:www.MaximumBilgi.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

ÖĞRENCİ YORUMLARIMIZ